Hiçbir şey bilmiyorum; Hiçbir şey anlamıyorum. Dünya için için yanan bir ateştir.
Rabbim beni bu konuda uyarmakla iyi etti; yoksa ben de yanacaktım. ||3||
Fareed, eğer elimde bu kadar az susam olduğunu bilseydim, onları elimde tutarken daha dikkatli olurdum.
Eğer Rabbimin bu kadar genç ve masum olduğunu bilseydim bu kadar kibirli olmazdım. ||4||
Eğer bornozumun çözüleceğini bilseydim daha sıkı bir düğüm atardım.
Senin kadar büyük birini bulamadım Rabbim; Dünyanın her yerine baktım, aradım. ||5||
Fareed, eğer keskin bir anlayışın varsa, o zaman kimsenin aleyhine kara leke yazma.
Bunun yerine kendi yakanızın altına bakın. ||6||
Fareed, sana yumruk atanlara dönüp vurma.
Ayaklarını öpün ve kendi evinize dönün. ||7||
Fareed, iyi karma kazanman için zamanın olduğunda, onun yerine dünyaya aşık oldun.
Artık ölümün sağlam bir dayanağı var; yük dolduğunda alınır. ||8||
Bak Fareed, ne oldu: sakalın ağardı.
Yaklaşan yakındır, geçmiş ise çok geride kalmıştır. ||9||
Bak Fareed, ne oldu: şeker zehir oldu.
Rabbim olmazsa üzüntümü kime anlatabilirim? ||10||
Fareed, gözlerim zayıfladı ve kulaklarım duymaz hale geldi.
Cesedin mahsulü olgunlaşıp renklendi. ||11||
Fareed, saçları siyahken Eşinden hoşlanmayanların hiçbiri saçları ağardığında O'ndan hoşlanmaz.
O halde Rab'be aşık olun ki, renginiz daima yeni olsun. ||12||
Üçüncü Mehl:
Fareed, ister siyah ister gri olsun, Rabbimiz ve Efendimiz, O'nu anıldığında her zaman buradadır.
Rab'be olan bu sevgi dolu bağlılık, herkes bunu arzulasa da, kişinin kendi çabalarıyla gelmez.
Bu sevgi dolu bağlılık kadehi Rabbimiz ve Efendimiz'e aittir; Onu dilediğine verir. ||13||
Fareed, dünyayı baştan çıkaran o gözler; o gözleri gördüm.
Bir zamanlar biraz maskaraya bile dayanamıyorlardı; artık kuşlar yavrularını içlerinde yumurtadan çıkarıyor! ||14||
Fareed, bağırdılar, bağırdılar ve sürekli iyi tavsiyeler verdiler.
Ama şeytanın şımarttığı kişiler, bilinçlerini nasıl Allah'a çevirebilirler? ||15||
Fareed, yoldaki çimen ol,
eğer her şeyin Rabbini özlüyorsan.
Biri seni kesecek, diğeri seni ayaklar altında çiğneyecek;
o zaman Rabbin Avlusuna gireceksiniz. ||16||
Fareed, toza iftira etme; not etmek toz kadar büyüktür.
Hayattayken ayaklarımızın altındadır, öldüğümüzde ise üstümüzdedir. ||17||
Fareed, açgözlülük olduğunda aşk ne olabilir? Açgözlülük olduğunda aşk sahtedir.
Yağmur yağdığında su sızdıran sazdan yapılmış bir kulübede insan ne kadar kalabilir? ||18||
Fareed, neden ormandan ormana dolaşıp dikenli ağaçların arasından geçiyorsun?
Rab kalpte kalır; neden onu ormanda arıyorsunuz? ||19||
Fareed, bu küçük bacaklarla çölleri, dağları aştım.
Ama bugün Fareed, su sürahim yüzlerce kilometre uzakta görünüyor. ||20||
Fareed, geceler uzun ve yanlarım acıdan ağrıyor.